Su Savaşları

Temiz suya zorlu yolculuk

Temiz suya zorlu yolculuk

TRT Belgesel kanalında yayınlanan Su Savaşları belgeselinin altıncı bölümünde Nepal’in Katmandu bölgesindeyiz. Hakan Girginer ve Çağlar Demirkapı’dan oluşan Su Savaşları ekibi, 2015 yılında büyük bir deprem yaşayan ve halen yaralarını saramayan Katmandu halkının imdadına yetişiyor.

Büyük Katmandu depreminin yarattığı izler, ne yazık ki 9 yaşındaki Palluve’nin hayatını birebir etkiliyor. Babasını depremde kaybetmiş, küçücük omuzlarında ailesinin tüm yükünü taşıyor. Annesi ailenin geçimini sağlamak amacıyla işe gittiği için çamaşırları yıkama görevi de ona düşüyor. Katmandu tapınaklar şehri; tarihi ve kültürüyle çok önemli bir yer ancak 2015 senesinde yaşadığı büyük depremden sonra hala kendine gelememiş burası. Çağlar ve Hakan bu bölümde Katmandu’ya yardım için yola çıkıyorlar. Keşif turundan sonra Çağlar, buranın koşullarını “Afrika’dan bile kötü durumda” sözleriyle özetliyor. Deprem, su kaynaklarının ve kuyuların kurumasına sebep olmuş.

Kirli su salgınlara sebep oluyor

Bir üniversitede öğretim görevlisi olan Bay Prakash, yaşadıkları su sorunu için Çağlar ve Hakan’dan yardım istemiş. Uzun bir yolculuk sonrası Su Savaşları ekibi Bay Prakash ile buluşuyor. Ganj nehrinin ana kollarından kabul edilen bir nehir akıyor hemen şehrin yanı başında ancak suyu çok kirli. 40 kilometre uzaklıktaki kaynaktan buraya gelene kadar su kirleniyor, nehrin her iki yanındaki yerleşimler atıklarını hiçbir işleme tabii tutmadan buraya atıyorlar. Tabii bu da her yıl bölgede kolera ve ishal salgınlarının görülmesine sebep oluyor.

Su ölçüm sonuçları olumsuz

Tam bunlar konuşulurken Çağlar ve Hakan, az ileride üniversite öğrencilerinin su ölçümü yaptığını görüyorlar. Hemen yanlarına gidip sonuçları inceliyorlar ama tabii sonuç yanıltmıyor, suyun içindeki oksijen miktarı düşmüş, suyun kendini yenileyemiyor olduğunu görüyorlar. Ve bir an önce çalışma yapacakları mahalleye gitmek için harekete geçiyorlar. Bölgede en büyük sorun susuzluk ve susuzluğa bağlı ölümler. Bunun önüne geçmek için hemen harekete geçmek gerekiyor. Su Savaşları ekibi suya ulaşmak için çözüm yolu arıyor. Kuyu açmak için zeminde araştırma yapıyorlar ancak sonuç olumsuz. Kuyu fikrinden vazgeçmek zorunda kalıyorlar. Başla bir yol bulmak zorundalar. Her şey suya bağlı.

Palluve’nin hayalleri gerçek olsun

Su Savaşları ekibi keşif yaparken dokuz yaşındaki Palluve ile tanışıyor. Kendisini berrak bir nehrin kıyısında hayal ediyor. “Çok güzel evlerin arasındayım. Hep güneş var, hiç karanlık olmuyor” sözleriyle anlatıyor hayallerini. İşte Su Savaşları ekibi onun hayallerini gerçekleştirmek için hemen yardım etmenin yollarını arıyor. Ekip ona veda edip şehirde araştırma yapmaya devam ediyor. Tekrar plan yapmaya çalışırken köye su tankerinin geldiğini görüyorlar. Köy halkı da tankerin peşinden gidiyor ancak bu suyun da temizliğinden şüphe duyuyorlar ve tankerdeki suyu incelediklerinde bu şüphelerinde haklı olduklarını görüyorlar. Yüksek fiyatlara köy halkına satılan su da paslı ve hijyenden uzak bir tankerde muhafaza ediliyor. Çağlar, tankerden aldığı suyu analiz ediyor ve tabii sonuçları çok kötü çıkıyor. Ancak halkın başka bir yerden su alma şansı yok.

Peki, çözüm yolu nedir?

Kuyu suyu, nehir suları çok kirli. Halk tankerle gelen kötü suyu içmek zorunda kalıyor ancak bu da tifo, dizanteri gibi pek çok hastalık demek. Su burada en büyük ihtiyaç ve en büyük tehdit! O gün Su Savaşları ekibi çözümsüz olarak otele dönüyor. Akşam çözüm yolu ararken bambaşka bir yöntem seçiyorlar. Çağlar, “Farklı bir sistemi kullanan gümüş kaplı filtreler var. Bu filtreleri ters çevirip kullanırsak, bir kovanın dibine monte edersek yukarıdaki suyun ağırlığı bir akış sağlamaya yetecektir. Bunu aşağıda biriktirdiğimiz zaman içilebilir nitelikte temiz su elde etmek çok mümkün. Merkezi bir çeşme ile bu sorunu çözebiliriz” diyor. Ekip ertesi gün bu çözümü gerçekleştirmek için yola çıkmak üzere akşamı noktalıyor.

Mahalle sakinlerine kendi filtrelerini üretmenin yollarını öğretiyorlar

Ertesi gün ilk iş olarak İstanbul’dan aktif karbon ve gümüş kaplı seramik kartuş siparişi veriyorlar. Katmandu’ya her gün uçuş yapıldığı için malzemeleri bugün ulaşabilirler. Bu sistemin sağladığı dezenfeksiyonla tüm mahallenin kullanabileceği bir çeşme yapmayı planlıyorlar. Ekip ayrı ayrı dolaşıp uygun kova, vana ve muslukları aramaya başlıyor. Hiç bilmedikleri bir şehirde adeta malzeme avına çıkıyorlar. Tüm malzemeleri tamamladıktan sonra sıra mahalle sakinlerine kendi filtrelerini üretmenin yollarını öğretmekte. Öncelikle filtrenin yararlarını sayıyorlar. Gümüş iyonu kaplı kartuşlar suyu temizliyor. Çağlar ve Hakan, mahalle sakinlerine tek tek filtreleme sisteminin nasıl uygulandığını ve bakımını anlatıyorlar.

Merkezi çeşme kullanıma hazır hale geliyor

Şimdi sıra çeşme olarak kullanılabilecek filtreyi yapmakta. Bu filtre evlerde bireysel olarak kullanılabilecek kartuş filtrelerden farklı. Bir çeşme niteliğinde mahallenin merkezine kurulacak. Hakan ve Çağlar, filtre sistemini ekliyorlar merkezi çeşme. Çağlar sonunda çıkan suyu analiz ediyor ve sonuç çok iyi çıkıyor. Su artık çok sağlıklı. Tüm bu sürecin sonunda Su Savaşları ekibi mutlu. Çağlar, “Belki Katmandu’nun temelli su problemini çözmemiz mümkün değildi ama bu mahallede bu insanların hayatlarına dokunabildiğimizi hissettim” diyor.

Ve bahar kutlamasına temiz suya kavuşmanın sevinci ekleniyor

Prakash, onları Katmandu halkının baharın gelişini kutladıkları Holi Festivali’ne davet ediyor. Ve ne mutlu ki merkezi çeşme suyunun temizliğini de bu bayramla kutluyorlar. Su Savaşları belgeselinin altıncı bölümü bu mutlu kutlama sahneleriyle sonlanırken Hakan Girginer, o anda hissettiği  duygularını şöyle sözlere döküyor: “Çeşme empati kurmaktır, halden anlamaktır. Çeşme başkasının susamasını, susuzluğunu bilmektir. Çeşme aslında hayatı paylaşmaktır. Zengin bir hayat daha büyük bir ev değil, daha büyük bir sofra kurabilmektir. İşte bunu başarmamız gerekiyor…”

BİZİMLE BİR SU PROJESİ YAPTIR

Herkesin temiz suya erişebildiği bir yeryüzü mümkün. Sen de desteklerinle Su Savaşçıları'na katıl.


Bağış Yap